Sokak Hayvanları

Sevgili Hayvansever Kardeşlerim,

2010 Yılında uzak doğu ülkelerinde parapsikoloji (ruh bilimi) eğitimimi tamamladıktan sonra Türkiye’ye döndüm. Antalya’da çocukluk arkadaşlarımla birlikte Kemer yolu üzerinde bulunan Çaltıcak ‘a barbekü partisi için gittiğim bir gün havanın yağışlı olması nedeniyle ortalıkta pek kimseler yoktu. Biz piknik yaparken köpeklerin bizi izlediğini ve karınlarının aç olduğunu fark ettim. O manzarayı görene kadar hayvanların yaşamış olduğu zorlukları ve sıkıntıları bilmiyordum. Havanın yağışlı olmasından dolayı  günlerce insanların gelmediği için 12 tane köpeğin perişan bir halde olduğunu gördüm. Ben ve arkadaşlarım hazırlamış olduğumuz tüm gıda maddelerini orada bulunan köpeklere ikram ettik. İnsanlarda çok az görülen teşekkür etme ve şükran duygusunu karınları doyan köpeklerde bizzat  gördük. Bu bende daha önce farkına varmadığım eksik bir yönümün olduğunu keşfetmemi sağladı. O gece eve döndüğümde şunu anladım ki, hayvan sevgisi bir kediyi, bir köpeği alıp zevkine göre süsleyip onunla oyunlar oynayıp eğlenmek değildi. Gerçek sevgi onların yaşam sıkıntısını paylaşmak ve onlara gücünün yettiği kadar yardım etmekti.

Sabah kalktığımda bir araç kiralayıp insanların yağıştan dolayı gitmediği , hayvanların ise gelen olur ümidiyle beklediği yerlere mama, süt gibi gıda maddelerini dağıttırmaya başladım. Onlara yardım etme isteği ve onlara bir nebze de olsa yardım edebilmek bugüne kadar arayıp da bulamadığım iç huzurumu yakalamamı sağladı. Ve gün geçtikçe araç ve çalışan eleman sayısını artırmaya başladım. Hazırladığımız kumanyaları dağıtan insanların da hayvan sevgisiyle dolu olup , maddiyattan daha çok işlerini sevmesi bizi bir adım ileriye taşıdı. Türkiye’de birçok ilde yetiştirmiş olduğum öğrencilerimle bu durumu paylaştığımda onlarda farklı illerde etraflarındaki hayvanlara yardım etmeye başladı. Ve onlarla aynı ideolojiyi paylaşmak ve duyarlı,yardımsever,iyi insanların da hala var olduğunu görmek hayvanlara yardım etme şevkimizi yükseltti. Ve 21 ilde kendi çapımızda yardım seferberliği başlatıp yüzlerce hayvana yardım etme şansını yakaladığımızda hep daha fazlasını ister olduk. Yetiştirdiğim öğrencilerimle birlikte Dünya Sokak Hayvanlarını Koruma Derneğini kurmaya karar verdik. Bu derneği kurarken ilk almış olduğumuz karar dernek adına hiç kimseden maddi yardım kabul etmemekti. Biz bütün dernek üyelerimizin derneğimize yardım etmesini değil, yaşamış olduğu yerde kendi elleriyle yardıma muhtaç hayvanları tespit edip yardımcı olmasını istiyoruz.

Arkadaşlar bir düşünün onların ağızları var dilleri yok. Ve tek ihtiyaçları olan şey bizim sevgi ve şefkatimiz,kısacası onlarla dost olmamız. Bizim gibi aynı felsefeyi paylaşan arkadaşlarla yardım niteliklerini büyütüp ilerlettikten sonra onlara yardım etmenin sadece onların karınlarını doyurmak ,tasma takıp gezmek ya da barınaklara terk etmek olmadığını yaşayarak gördük. Dünya Sokak Hayvanlarını Koruma Derneği olarak ilk yapmamız gereken şeyin onları barınaktan kurtarıp kuracağımız “Doğal Yaşam Merkezleri”nde özgürce yaşamalarını sağlamak olduğuna karar verdik. Kendi çapımızda hazırladığımız 5-10 dönüm arazi üzerinde kurmuş olduğumuz Doğal Yaşam Merkezlerinde çok mutlu ve huzurlu olduklarını gördük. Barınaklarda değerli hocalarımız,değerli veteriner hekim arkadaşlarımızın olmasına rağmen barınaklar hayvanlar için birer cezaevi niteliğinde olmaktan öteye gidemiyor ne yazık ki. Düşünün, karınları doyuruluyor, günde on dakika gezdiriliyor ve getirip demir kafeslerin içine konuluyorlar. Onların yerinde olmak ister misiniz? İşte bizim Dünya Sokak Hayvanlarını Koruma Derneği olarak yapmak istediğimiz onlara Doğal Yaşam Merkezleri hazırlayıp gerçek hayvanseverler tarafından sahiplendirilmeleridir. Unutmayalım ki, temiz, ferah bir toplum sahip çıkılan hayvanların durumuyla belli olur. Günde bir tabak yemek ve kapının önüne koyulan bir tas su birçok hayvanın hayatını kurtarmaya yeter. Yardım etmenin mutluluğu ve iç huzuru ise  pahabiçilemez.

Hayvanlar rüyalarında ne görür?

Hayvanlar da insanlar gibi rüya görüyorsa rüyalarında ne görür, nerelere giderler? Kediler, kuşlar ve diğer canlılar uyku sırasında nasıl incelenebilir?

Rüya görüp görmediklerini hayvanlara sormak mümkün olmasa da gözlemler onların da rüya gördüklerine dair veriler sunuyor.

Araştırmacılar bu konuyu incelemek için iki yola başvuruyor. Birincisi uykunun çeşitli aşamalarında hayvanların fiziksel davranışlarını incelemek, ikincisi ise uyku sırasındaki beyin aktivitelerinin insan beynine benzerlik gösterip göstermediğini anlamak.

1960'larda uykunun REM aşamasında (hızlı göz hareketlerini içeren safha) insanların ilginç hareketler yaptıkları tespit edilmişti. Uyku sırasında kasların genellikle felç olduğu sanıldığı için ilginç bir bulguydu bu.

Hayvanlar enfeksiyonla nasıl baş ediyor?

İnsan hastalıklara karşı sürekli mücadele ediyor. İnsanın bakteri, virus ve diğer parazitlere karşı yürüttüğü bu mücadele çok eskilere dayanıyor ve açlık, kuraklık, yırtıcı hayvanlar kadar evrim üzerinde etkide bulunuyor.

Hayvanlar da elbette benzeri tehlikelerle karşı karşıya. Fakat onlar enfeksiyon ve hastalıklara karşı insandan çok daha önce çeşitli koruma mekanizmaları geliştirmiş. Şimdi bunlardan bazılarını ele alalım.

Somon balıkları küçükken deniz bitlerine karşı korumasız oluyor ve yaraları kolayca enfeksiyon kapıp ölebiliyorlar. Fakat somonlar daha küçük çöpçü balıklarıyla ortaklığa girip bu balıkların deniz bitlerini yemeleri yoluyla kendilerini temiz tutabiliyorlar.

Çocukların hayvan aşkı

Özellikle köpekler tercih ediliyor. Münih merkezli kamuoyu araştırma enstitüsü iconkids&youths tarafından yapılan bir araştırmaya göre, Almanya'da 6-12 yaş arası çocukların üçte biri evcil hayvan besliyor.

Araştırmaya göre, evcil hayvan sahibi çocukların yüzde 49'u köpek, yüzde 30'u da kedi tercih ediyor. Öte yandan Hint domuzu (yüzde 7) ve hamster da (yüzde 5) tercih edilen hayvanlar arasında.

Araştırma için nisan ve mayıs ayları arasında 73  çocukla anket yapıldığı belirtildi. Enstitü direktörü Ingo Barlovic, "Hayvanların çocuklar için sarılabilecekleri bir şeyden daha fazla anlam ifade ediyor. Onlar çocukları teselli ediyor ve onlara güven veriyor" dedi.