Sokak Hayvanları

SAĞLIK VE BAKIM

Hayvan sevgisi ile büyüyen çocuk, topluma daha rahat uyum sağlıyorHayvanlar, insan hayatında çok önemli bir yere sahip. Özellikle hayvan sevgisinin çocukların kişisel gelişimlerindeki katkısı yadsınamaz bir faktör. Çocuklara sorumluluk bilinci kazandırılması ve merhamet duygusu aşılanması için hayvan bakımı önemli olduğu kadar hayvanların uygun ortamlarında gerekli özen ve hassasiyet ön planda tutularak bakılması da önem kazanıyor.

 

http://i.onbesyirmibes.org/image/2012/05/10/276273.jpgEvcil hayvan edinilmesi sürecinde çocukların hevesiyle hareket edilmesinden ziyade, ailenin gerçekten bakabileceği hayvanı seçme bilinciyle hareket etmesi gerekir. Aile o hayvanın sorumluluğunu yerine getireceğine karar verirse o zaman durum farklı tabi. Bazen çocuklar anneleriyle birlikte sokakta yürürken civcivleri görüyorlar ve almak istiyorlar. Ama biz bunu kesinlikle biliyoruz ki civcivlerin yaşama ortamı ev değil. Bunun yanında bazen tavşan aldıklarını da görüyoruz, tavşanın ev ortamında beslenmesi de sakıncalı. Bu durum hayvanlarda çeşitli eklem hastalıklarına ve beslenme bozukluklarına yol açıyor. Özellikle civcivlerin belki de yüzde 50’den fazlası ilk günlerde ölüyor. Bu nedenle kesinlikle civciv ve tavşan gibi hayvanlar ev ortamında beslenmemeli.

Evcil hayvanların bakımı ise: Köpeklerde 8 haftalık olduğunda, üç aya kadar ki dönemde, 3 kez 3’er ara haftayla karma aşı dediğimiz mikrobiyal hastalıklara dönük aşılama periyodu var.  3 aylık olduğunda da kuduz aşısı yapılıyor. Her üç ayda bir, bazen de iki ayda bire düşürebildiğimiz, av hayvanlarında "kist" dediğimiz,  hayvanların bağırsaklarında yaşayan tenya yumurtalarının insanlara bulaşmasıyla oluşan bir hastalığın önüne geçebilmek için gerekli parazit aşısı periyodik olarak yapılıyor. Aşıların yanında birçok şey var. Örneğin günlük olarak tüylerinin taranması, beslenmesi, yıkanması gibi pek çok sorumluluklar getiriyor. Özellikle halkımız hayvanları yıkamayı çok seviyor. Hayvanlar her dışarı çıktıktan sonra içeri girdiklerinde onları yıkıyorlar. Ancak kediler hemen hemen hiç yıkanmamalı, sadece dışarı çıktığında patileri silinebilir, köpeklerin de daha az sıklıkla yıkanmaları lazım. Köpekler yıkanırken kulaklarına su kaçmamasına özen gösterilmesi, bunun için de kulaklarına pamuk tıkanması önerilebilir. Yine yıkama sırasında kullanacağınız şampuanın ya da sabunun ph değerinin <![if !vml]>http://i.onbesyirmibes.org/image/2012/05/10/276274.jpg<![endif]>onların derisine uygun olması önemli, cildini kurutmamalı. Yıkandıktan sonra kurulama esnasında havlu ile fazla su alınıp tüyleri doğal kurumaya bırakılmalı. Bunların dışında bir tuvalet sıkıntısı var tabi. Hayvanlara tuvalet alıştırma konusunda vatandaşımız oldukça bilinçlendi. Kediler için kumlar var mesela. Hayvanlara tuvalet alışkanlığı kazandırılması kolay ancak eğitime geç başlanılmışsa veya hayvanın psikolojik durumuna göre bazen zorluklar olabiliyor. Hayvanlarda parazit oluşmaması için pişmemiş çiğ etlerin verilmemesi gerekiyor. Bazı hayvanların beslenmesinde de çikolata, bisküvi türü şeyler verilmemesi gerekiyor. Örneğin, bisküvi ve çikolata köpek ve kedilerin dişlerinde tartar oluşturabiliyor, ayrıca gözleri için de zararlı. Günlük olarak köpekler mutlaka dışarı çıkıp gezdirilmeli, evde köpek besleniyorsa tuvaletleri dışarı çıkarılarak yapılmalı. Hayvanların tuvalet ve beslenmeleri için dikkat edilmesi gereken şeylerden biri de bunların aynı saatlere denk getirilerek yapılması. Örneğin bir gün yemeğini saat 1’de veriyorsanız, ertesi gün de saat 1’de vermelisiniz. Tuvalet ihtiyacı da aynışekilde. Kediler ve köpekler karbonhidratlı yiyecekler ve çikolatalar hariç insanların yiyebildiği tüm yiyeceklerden yiyebilirler. Köpekler etobur oldukları halde, evcilleştikten sonra otobur statüsüne de giriyorlar. Bu anlamda bitki de yiyebilirler, yumurta, yoğurt, peynir ona benzer yiyecekler yiyebilirler. Ayrıca özellikle kemik suyu verilmeli.

Kuş bakımında dikkat edilmesi gereken kurallardan birincisi, kafesin cereyandan uzak olması gerekiyor. Hayvanın içinde rahatlıkla hareket edebileceği yeterli genişlikte olmalı. Kafesin altlığı sık sık değiştirilmeli. Suluğuna iki günde bir mutlaka taze su konulmalı. Kuşların bakımında ilgi çok önemli. Genellikle ilk başlarda çok fazla ilgi alaka gören kuşlar daha sonra bu ilginin azalmasıyla bazen strese girip, hırçınlaşabiliyorlar. Bu anlamda ilgi ve alakayı azaltmamak gerekiyor. Veya onu seven kişi ilgi ve alakasını yanındaki başka kişilere mesela bir yeğenine gösteriyorsa bu anlamda sıkıntı olabiliyor. Bazen kış aylarında kalorifer ortamı kurutur, bunun için de ortamda buhar oluşturmak gerekiyor. Kafesin dezenfekte edilmesi konusunda da çamaşır suyu sulandırılarak kullanılabilir.

Evcil hayvanların beslenmesinde ise: balık yemi, kuş yemi (kanarya yemi, muhabbet kuşu yemi, güvercin yemi), kobay yemi, tavşan yemi gibi farklı yemler bulunmaktadır. Farklı hayvanlar, onlara uygun yemlerle <![if !vml]>https://encrypted-tbn1.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcTNU3rgHzDKmm8RjzaIKoCvvQcKdsA7geBM4vuWQzGlFCAW7B-BmQ<![endif]>beslenmektedir. Köpek ve kediye gelince ne bulunursa o verilmektedir. Yanlış ve hatalı bir beslemedir bu. Onlar da yaşına, cinsine ve fizyolojik durumuna göre uygun yem-mamalarla beslenme hakkına sahiplerdir.  Karın doyurma mantığı ile yapılan beslenme, beslenme değildir. Hayvanın karnının doyacağı kesindir. Ancak, yanlış ve yetersiz beslenmesinden kaynaklanan hastalıklara, rahatsızlıklara maruz kalacaktır. Kedi-köpeğin 14-16 yıl arası ömrü vardır. Önemli olan yaşamını kaliteli ve sağlıklı geçirmesidir.   

Etin çiğ şekilde verilmesi sindirimini zorlaştırır, ishale sebep olabilir. Ette bulunması olası iç parazitler hayvana bulaşır. Kist hidatid, toxoplasma gibi zoonozların yanı sıra, kıl kurdu, solucan, kancalı kurt görülür. Etin pişirilip, kediye, köpeğe verilmesi gereklidir.

Halk arasında köpek tüylerinin kiste neden olduğu kanısı yaygındır. Aslında tüyün kendisi kist yapmaz.Tüylerin üzerindeki parazit,yumurta ve proteinleri alerji yapar.Bundan dolayıdır ki, kist aşısı olmuş köpeklerden çekinmek yersizdir.Uzun tüylü köpekler tüm sene boyunca tüy dökerler. Bir hayvan sahibinin hayvanını taraması,fırçalaması onu beslemekten daha önemli bir görevidir.Kısa tüylü hayvanlar belli mevsimlerde tüy dökerler ve daha çok yattıkları yerlere tüylerini bırakırlar.Kısa tüylü hayvanları ince dişli bir fırçayla taramak ve pamuklu olmayan hafif nemli bir bezle tımar yapmak gerekir.

Taramanın hayvan vücuduna 3 yararı vardır.Öncelikle hayvanın vücudunda var olan pire ve kenelerin tarağa takılması ile bunların varlığı saptanır.Ayrıca vücuttan atılacak tüylerin tarak ve fırça yardımıyla toplanmasına yardımcı olur.Tüy dipleri ve deriye dolaylı olarak yapılan masajla sinirlerin uyarılması ve daha sağlıklı tüylerin çıkmasına neden olur.

Kedi, köpek gibi evcil hayvanların bağırsaklarında gelişen bazı solucan tiplerinin dişileri, yumurtalarını bu hayvanların dışkısına bırakırlar. Dışkı ile dışarı atılan yumurtalar etrafa yayılırken; aynı zamanda hayvanların tüyleri arasına da girerler. Bunlar hayvanlarla temasta bulunun insanlara çeşitli yollardan bulaşarak enfeksiyona neden olur. 

Kedi sahibi olan aile bireylerinin, herhangi birisinde immun yetmezlik(bağışıklık sisteminin yeterli çalışmaması) ortaya çıkarsa ya da bu tarz bir durum farkedilirse sahip olunan kediden uzakta olmaları, kişisel olarak sahip olmamaları gereklidir. Çünkü bu durum hayati tehlikeye yol açabilir. Birçok enfeksiyon oluşturan ajanlar hem kediyi hemde insanı enfekte edebilir.

Evcil hayvanların bulunduğu evlerde yeterli temizleme yapılmazsa dökülen tüylerin solunum yollarına kaçması sonucunda çeşitli rahatsızlıklara sebep olabilir.

Hayvanlardan Bulaşabilecek Bazı Hastalıklar:

<![if Kedi tırmığı hastalığı:

http://4.bp.blogspot.com/-wbqb20s02gk/TyvMJOlTAyI/AAAAAAAAAIY/cHVZtcXwGcM/s1600/Cocuk-Ve-Kedi.jpgKedi tırmığı hastalığı tipik olarak ateş, boyun ve koltuk altı çevresindeki lenf bezlerinin iltihabı, iştah azalması, baş ağrısı, yorgunluk ve vücut ağrısı ile kendini gösteren bir hastalıktır. Kediler Bartonella henselae isimli bakteriyi ısırarak ya da tırmıklayarak insanlara geçirebilir. Bunun dışında kedinizin açık bir yarayı yalamasıyla da bu bakteri bulaşabilir.

Tedavi: Çoğu durumda kedi tırmığı hastalığı bir sağlık sorunu değildir ve belirtiler, herhangi bir tıbbi müdahale olmadan kendi başlarına geçerler. Bununla birlikte, enfeksiyon süresini azaltmak için azitromisin gibi antibiyotikler reçete edilebilir.

 

B.Toksoplazmozis:

Kedi dışkısına maruz kalma “toksoplazmozis” denilen bir parazitik hastalığa neden olabilir. Toxoplasma gondii denilen tek hücreli bir parazit türünün neden olduğu bu hastalık; ateş, baş ağrısı, vücut ağrısı, şişmiş lenf düğümlerine neden olur ve bazı kişilerde boğaz ağrısı da yapabilir.

Tedavi: Genellikle toksoplazma vakalarının çoğu, endişe nedeni değildir ve herhangi bir tıbbi yardım gerektirmez. Ağır vakalarda sülfadiazin ve pirimetamin içeren çoklu antibiyotik rejimi veya tek bir doz azitromisin ile tedavi edilebilir. Tedaviye 3-6 haftalık bir süre boyunca devam edilmesi gerekir.

<![if  (Papağan humması):

http://www.animalhavenshelter.org/images/content/pagebuilder/little-girl-wbird1.jpgChlamydia psittaci isimli bakterilerin sebep olduğu, kuş kaynaklı akciğer enfeksiyonudur. Bütün kuşlar bakterilere karşı savunmasız olsa da, enfeksiyon insanlara farklı papağan türleri aracılığıyla geçer. Enfekte papağan dışkılarında bulunan bakteriler havaya karışır ve sonradan insanlar tarafından solunur. Papağanın gözü ve burun akıntısı da bakterilerle kontamine olmuş olabilir. Buradan da hava yoluyla insanlara bulaşabilir.

Tedavi: Hastalar yaklaşık 14 gün boyunca doksisiklin antibiyotiği kullanırlar. Makrolid ve tetrasiklinler gibi başka antibiyotikler de Chlamydia psittaci bakterisine karşı etkili bulunmuştur.

Her ne kadar hastalıklar hayvanlardan insanlara bulaşabilse de, bu evcil hayvan almamanız ya da onlarla ilgilenmemeniz anlamına gelmez. Temel temizlik kurallarına uymak, evcil hayvanınızı temiz tutmak ve güvenilir bir kaynaktan aldığınız sürece hem kendinizi hem de küçük dostunuzu sağlıklı tutabilirsiniz.

 

 

Hayvanlar rüyalarında ne görür?

Hayvanlar da insanlar gibi rüya görüyorsa rüyalarında ne görür, nerelere giderler? Kediler, kuşlar ve diğer canlılar uyku sırasında nasıl incelenebilir?

Rüya görüp görmediklerini hayvanlara sormak mümkün olmasa da gözlemler onların da rüya gördüklerine dair veriler sunuyor.

Araştırmacılar bu konuyu incelemek için iki yola başvuruyor. Birincisi uykunun çeşitli aşamalarında hayvanların fiziksel davranışlarını incelemek, ikincisi ise uyku sırasındaki beyin aktivitelerinin insan beynine benzerlik gösterip göstermediğini anlamak.

1960'larda uykunun REM aşamasında (hızlı göz hareketlerini içeren safha) insanların ilginç hareketler yaptıkları tespit edilmişti. Uyku sırasında kasların genellikle felç olduğu sanıldığı için ilginç bir bulguydu bu.

Hayvanlar enfeksiyonla nasıl baş ediyor?

İnsan hastalıklara karşı sürekli mücadele ediyor. İnsanın bakteri, virus ve diğer parazitlere karşı yürüttüğü bu mücadele çok eskilere dayanıyor ve açlık, kuraklık, yırtıcı hayvanlar kadar evrim üzerinde etkide bulunuyor.

Hayvanlar da elbette benzeri tehlikelerle karşı karşıya. Fakat onlar enfeksiyon ve hastalıklara karşı insandan çok daha önce çeşitli koruma mekanizmaları geliştirmiş. Şimdi bunlardan bazılarını ele alalım.

Somon balıkları küçükken deniz bitlerine karşı korumasız oluyor ve yaraları kolayca enfeksiyon kapıp ölebiliyorlar. Fakat somonlar daha küçük çöpçü balıklarıyla ortaklığa girip bu balıkların deniz bitlerini yemeleri yoluyla kendilerini temiz tutabiliyorlar.

Çocukların hayvan aşkı

Özellikle köpekler tercih ediliyor. Münih merkezli kamuoyu araştırma enstitüsü iconkids&youths tarafından yapılan bir araştırmaya göre, Almanya'da 6-12 yaş arası çocukların üçte biri evcil hayvan besliyor.

Araştırmaya göre, evcil hayvan sahibi çocukların yüzde 49'u köpek, yüzde 30'u da kedi tercih ediyor. Öte yandan Hint domuzu (yüzde 7) ve hamster da (yüzde 5) tercih edilen hayvanlar arasında.

Araştırma için nisan ve mayıs ayları arasında 73  çocukla anket yapıldığı belirtildi. Enstitü direktörü Ingo Barlovic, "Hayvanların çocuklar için sarılabilecekleri bir şeyden daha fazla anlam ifade ediyor. Onlar çocukları teselli ediyor ve onlara güven veriyor" dedi.